Skip to main content

“Korkacak bir şey yok”

Bazı sonların geleceğini biliriz. Daha da fenası; o sonun ne getireceğini, kapımızı neyle çalacağını da… Hatta bazı vedaları daha çok küçükken zihnimizde tasarlamaya başlarız; bilinçli düşlerimizde sahneyi tekrar tekrar oynatır, beğenmezsek yeniden kurgularız. Daha acıklısını, daha detaylısını biçeriz kendi içimizde. Ancak o an gerçekten gelip çattığında, ne yapacağımızı yine de bilemeyiz.

Georgi Gospodinov’un ‘Bahçıvan ve Ölüm’ eserini okuduğum o iki gün boyunca, kulağıma sürekli aynı cümle fısıldandı: “Korkacak bir şey yok.”

Hıdivyal Palas eksi bir

Bir kaybın arkasından yazmak zor, Tomo Dayday gibi bir kaybın arkasından yazmak ise daha da zor. Geride bıraktığımız bu bir senede sürekli hatırladığımız, gülerek birbirimize anlattığımız bir dolu an varken; kâğıtla kalemle baş başa kaldığımızda nereden başlayacağımızı gerçekten bilmiyoruz.

Subscribe to Nayiri Büyüksimkeşyan